Kullanıcı
 
Kullanıcı Adı :
    Şifre :
    Güvenlik Kodu :
 
14 MAYIS 2008 ECZACILIK BAYRAMI - 15.05.2008

Bugün Bilimsel Eczacılığın kuruluşunun 169 uncu yılını kutluyoruz. Biz eczacılar; sadece ilaç satan kişi değil, ilacın üretimi, etkisi, içeriği ve kullanımını bilen tek sağlık mensubu, hastasına ilacı tarif eden yan etkilerini, diğer ilaç ve besin maddeleri ile etkileşimini anlatan, korunma ve doğru tedavi yöntemleri konusunda bilgilendiren, tek sağlık danışmanıyız.

Bunun yanısıra ; ilaç gibi bir ürünün imtiyazlı satıcısı olmamız avantaj gibi görünmekle beraber tek alıcısının sosyal güvenlik kuruluşları olması bu avantajımızı yok etmektedir.
· Her sözleşme zamanı yeniden iskonto talepleri,
· Kaynağından kesilen katılım paylarının düzenli ve zamanında ödenmemesi, ödense bile ödenen miktarın hangi aya ait olduğunun bilinememesi,
· Muayene ücretlerinin üzerimizden tahsil edilmesi,
· İlaç firmalarınnın kamuya yaptığı iskontoların eczaneler üzerinden geçirilerek, eczanelerin 2,5-3 civarında kayba uğraması,
· Hekimin yazdığı reçetedeki sorunların ve eksikliklerin bedelinin eczanelerce ödenmesi,
· Sağlık Uygulama Tebliği’nde sık sık yapılan değişiklikler ve bunun sonucu eczacının hastayla karşı karşıya bırakılması
Başlıca sorunlarımız olup, Eczacının asli görevi olan danışmanlık hizmetlerini aksatmaktadır.

Eczanelerimizde son yıllarda birçok ekonomik ve bürokratik sorun yaşanmaktadır. Bunları aşmak için gerekli yasal düzenlemeler yapılmamış, bugünün ihtiyaçları doğrultusunda 6197 sayılı yasamızdaki revizyon henüz gerçekleştirilememiştir.

Yeni ilaç fiyat kararnamesi, patent yasası, referans fiyat, kamu fiyatı, yeni eşdeğer ilaç tanımı gibi yeni uygulamalar ile, ilacın ekonomisi baştan aşağıya değişmiş, eczanelerimiz olumsuz yönde etkilenmiştir.

Diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumlarının birleşmesi, Genel Sağlık Sigortası, Aile Hekimliği uygulaması ile eczanelerin konumlarını etkilemiş, birçok eczanemiz yer değiştirmek zorunda kalmaktadır.

SSK ve yeşil kart ile daha çok kişi eczanelerimizden hizmet almaya başlamıştır.Genel Sağlık Sigortası ile hemen tüm vatandaşlarımızı kapsar hale gelecektir. Bu da sermaye gruplarının eczacılık alanına olan ilgisini daha çok arttırmaktadır. . OTC yani tezgah üstü ilaçların market raflarında satılmak istendiği günler yaşıyoruz. Bir yanda OTC ,diğer yandan Tarım Bakanlığı ruhsatı ile sürekli ne olduğu belli olmayan yüzlerce yeni ürün piyasaya sürülmekte Lida örneğinde olduğu gibi sermayeye boş alan bırakıldığında ne bilim, ne sağlık, ne de insan bir değer taşımamaktadır. Tarım Bakanlığı ruhsatlı Lida’nın içindeki Sıbutramin adlı etken madde, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı ilaçtaki aynı etken maddeden 3,5 kat daha fazladır. Sağlık Bakanlığının denetiminde olması gereken ürünleri Tarım Bakanlığı’na verilirse, maalesef ölüm vakaları da yaşanır. Hangi koşullarda, nerede üretildiği belli olmayan ürünlere onay verir , bir de reklamına izin verirseniz halk sağlığını tehlikeye atarsınız.

Unutulmaması gereken sağlık alınıp satılan bir meta değildir. Hele hele bireyin kendi başına kararını vereceği, reklamla etkilendirilebileceği bir alan hiç değildir.Son zamanlarda basında ,ilaç reklamının ,hasta yararı olarak olarak gösterilmesi de büyük bir handikaptır.

Önümüzdeki süreçte bizleri bekleyen bir diğer tehlike zincir eczanelerdir. Bunun için de bizim örgütsel bütünlüğümüz yanısıra kooperatiflerimize sahip çıkarak, dağıtım kanalında söz sahibi olmamız daha da önem kazanmıştır. Tek başına savaşmak yerine; hep birlikte çalışmanın ,üretmenin ve tehditlerden korunmanın gereğine inanan eczacılar, teknolojik olanakları da iyi kullanarak, dünü olduğu gibi yarını da şekillendirecektir.

İlaç ve sağlık danışmanı olarak, sağlık sisteminin ayrılmaz parçasıyız. Bu nedenle sadece eczacılık alanında değil, genel olarak sağlık alanında üretilen politikaları da takip etmekte ve müdahil olmak zorundayız...

Sağlık; sosyal devlet anlayışından piyasacı anlayışa kaydırılırsa bunun bedelini hepimiz öderiz. Bu yöntemi tercih eden hükümetler yerinde kalamamıştır. Bu yöntemi tercih eden ülkeler yıllarca bozulan sistemlerini düzeltememiştir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, sosyal adaleti sağlayan, yurttaşların geleceğini ve sağlık hizmetlerini güvence altına alması gereken bir yasa olması gerekirken, sosyal devlet ilkesinden uzaklaşılmış, devletin vatandaşın güvencesi olma anlayışında zedelenme olmuştur.

Çağdaş ülkelerde devlet kurumlarının öncelikli görevi bireyin ve toplumun sağlık ihtiyacını karşılamaktır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından gelişmekte olan ülkelerde sağlığa ayrılan payın bütçenin %10 u oranında ve kişi başına sağlık harcaması 1700 dolar olduğu açıklanırken, ülkemizde bu pay %5 oranında ve kişi başına sağlık harcaması sadece 300 dolardır. Bu miktarlar gözönüne alındığı takdirde sağlığa ayrılan pay ve bu yasa ile sağlık hizmetlerinde iyileşmenin olamayacağı görülmektedir.

Kamu denetiminden çıkartılmadan disipline edilmiş, herkese eşit, ulaşılabilir sağlık, ulusal politikamız olmalıdır.

Hepimiz içinde bulunduğumuz sürecin ve öneminin farkındayız. Bizler birlikte olduğumuz takdirde güçlü olduğumuzun bilincindeyiz. Bütün meslektaşlarımızı, Odalarımız, Birliğimiz ve Kooperatiflerimiz etrafında sıkıca kenetlenerek, sorunlarımızla beraberce mücadeleye davet ediyoruz.

Bilimsel Eczacılığın 169 uncu yılında, tüm meslektaşlarımızın Eczacılık Bayramını birlik ve dayanışma içinde sorunsuz yarınlar dileği ile kutluyorum.


Ecz. Meliha Nalan CAN
29. Bölge Manisa Eczacı Odası Bşk.









Haber okuma sayısı: 3245


« geri